Hipnoz Nedir?

Hipnoz, telkin ile oluşturulan, konsantrasyon ve odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı özel bir bilinç halidir. Bu zihin durumu sırasında kişi telkinleri  yükselmiş bir dikkat içinde dinler, anlar ve gönüllü katılımla uygular. Hipnozda bilinenin aksine, kişi kendinden geçmez, bildiğimiz anlamdaki bir gece uykusu gibi bir uyku durumu değildir. Hipnozda olan kişi uyumaz. Her zaman kontrol sahibidir.Hipnoz altında olduğumuzda genellikle çok sakin ve gevşemiş hissederiz ve telkinlere çok daha açık oluruz. Hipnoz genellikle sözel telkin ve tekrarlamalarla, zihinsel imgeler kullanarak, belli telkin kalıpları ve teknikler kullanmak suretiyle bir Hipnotist’in yardımı ile yapılsa da bir Hipnotistin yardımı olmadan da oluşabilen çok doğal bir zihin durumudur. Hepimiz her gün birkaç kez doğal olarak hipnotik zihin durumuna zaten gireriz. Bu yüzden hipnozun filmlerde görüldüğü gibi bir şey olmadığını anlamak önemlidir.Özetle hipnoz bir telkinin kabul edilmesi ve  kabul edilen telkinin devamının sağlanması halidir.

Hipnozla İlgili Bilinen Yanlışlar

Hipnoterapist benim zihnimi kontrol edecek

Utanılacak şeyler yapabilirim

Hipnotize olursam tekrar uyanamayabilirim

Daha önce hiç hipnotize olmadım

Hipnoz mucizevi bir tedavidir

Hipnozda iken çevreyle ilgili tüm duyularımı kaybedeceğim, seans hakkında hiçbirşey hatırlamayacağım

Zihnim çok disiplinli ve güçlü. O yüzden hipnotize olamam

Hipnoz İle Trans Arasındaki Farklar

Trans , her zaman hayatımızdadır.Bir şekilde kişinin bir şeye odaklandığı ve çevreden gelen diğer uyarılara az yanıt verdiği, yada veremediği bir durumdur trans.

Trans bir şeye odaklanmaktır.Odaklandığımız şey bir transtır.Bir kitaba, bir filme, bir ise odaklanma birer trans halidir.Mesela bir filme öyle odaklanmışızdır ki, dışarıdan gelen sesi duymayız.Biri defalarca seslenirse ancak dikkatimizi çekebilir, işte bunların hepsi birer trans halidir.

Trans ile hipnoz arasındaki en önemli ilişki “Her hipnoz bir trans halidir ancak her trans hali bir hipnoz değildir.” Yani kişi çok derin bir transta olabilir ancak telkini kabul edip, istediği değişimi yaşamamışsa tam olarak hipnotize olmuş sayılmaz, sadece derin bir trans hali yaşamış demektir.Çünkü hipnoz telkinin kabul edilmesi ve istediği alanda değişimi yaşamasıdır.Ya da tam tersi durumda söz konusudur.Kişi hiç trans halinde bile değildir ama telkinler sonucu değişim yaşamıştır, yani hipnoz olmuştur.

Hipnozla derin trans arasında bir bağ yoktur.Bir kişiye gözlerini kapat denilip,telkinde bulunulur ve o kişi değişim yaşarsa hipnoz işe yaramıştır demektir.

Hipnoza girince uyuyup kendimden mi geçeceğim?

Zannedilenin aksine, hipnoz bir kendinden geçme hali ya da bildiğimiz anlamdaki bir uyku hali değildir. Hipnoz esnasında veya seans sırasında kişi konuşulanların, söylenenlerin tamamen farkındadır.

Beyin, dinlenme anlarında “alfa durumu” denen bir elektriksel dalga şekli gösterir. Uykuya dalarken ve çıkarken bu dalga şekli gözlemlenir. Hipnozda da aynı tip dalgalar söz konusudur.

Uyku kendiliğinden oluşan bir hal iken  Hipnoz ise telkinle oluşturulan bir haldir

Bir kişi, kendi isteği dışında zorla ya da farkında olmadan hipnoza sokulabilir mi?

Hayır. Hipnotize olmayı istemeyen birisi hipnozu deneyimlemeyi istemiyorsa kendi isteği dışında hipnotize edilmesi mümkün değildir.Hipnoz, iki kişinin etkileşimiyle gerçekleşir; hipnotist direktifler verir, hipnotize edilen kişi ise bu direktiflerekarşılık tepki verir. Bu bir iletişim sürecidir. Kişi hipnoz olmak istemiyorsa, işbirliği yapmazsa hipnotize olmaz. Hipnoz seansında seansa devam edip etmemek de tamamen kişinin kendi kontrolündedir. Kişi hipnoz altına girip girmemeye kendisi karar verir. Elbette bunu her zaman bilinçli olarak yaptığımız söylenemez. Zira sürekli tekrarlayan reklamlara maruz kalmak da de bir çeşit telkin değil midir? Bu da aslında farkında olmadan telkin aldığımız anlamına gelir.

Hipnoza giren kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini aynen kabul edip aynen uygular mı?

Hayır. İnsanlar hipnoz halindeyken, sonradan pişman olacağı ya da kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne söyler ne de yapar. Bu tür şeyler ancak filmlerde olur. Hipnoz sırasında telkinler her ne şekilde ve her ne teknikle verilirse verilsin hiçbir telkin insanlara normalde yapmayacakları şeyleri yaptıramaz. Hiç kimse hipnoz altında normalde istemediği şeyleri söylemeyeceği gibi, normalde yapmayacağı şeyleri yapmaz. Kişi hipnoz halindeyken, söylediğinde daha sonra pişman olacağı hiçbir söz veya  davranışta bulunmaz. Kişinin etik ve sosyal değerleriyle çatışan veya kişinin kendi isteğine paralel olmayan her türlü telkin zihin tarafından mutlaka geri çevrilir. Hipnoz sırasında telkine açık olmamıza rağmen, hipnozun davranışımız üzerindeki kontrolümüzü kaybettiren bir durum olmadığını bilmek önemlidir. Hipnoterapist telkinerde danışanın istemediği konularda ısrarcı olursa trans hali kendiliğinden hafifler, yüzeyselleşir  ve kısa bir süre sonra da kendiliğinden sıfırlanır. Hipnozda kişinin kendi isteğinin dışındaki bir konuda telkin verilirse o telkinler kişide bir değişimi yaratmaz. Hipnoz sadece ve sadece kişinin kendisinde gerçekleştirmek istediği değişimi gerçekleştirmesi konusunda etkili olur, yani sadece kişinin kendinde yaratmayı hedeflediği ve istediği değişime paralel olan telkinleri kabul eder. Örneğin; kilo problemiiçin gelmiş birisi sadece kilo probleminden  kurtulmayı kendisi de istediği için hipnoz desteği almaktadır. Dolayısıyla hipnoz sırasında kilo problemi  ile ilgili telkinler bilinçaltı tarafından kabul edilip değişim gerçekleştirse de o kişiye “hazır hipnoza almışken sigarayı da bıraktırayım” düşüncesiyle sigarayla ilgili telkinler verseniz de kişi hipnozla da olsa sigarayı bırakmaz. Hipnoz sadece kişinin bilinçli zihniyle de kendisinde değişim yaratmaya istekli olduğu konularda faydalı olur. İstemediği konularda ise bir fayda sağlamaz. Bu yüzdendir ki “Hipnoza giren kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini aynen kabul edip aynen uygular” demek doğru olmaz.

 

 Hipnoza giren bir kişi istemediği halde sırlarını açıklar mı?

İnsanların hipnoz ile ilgili en çok korktukları şey hipnoz altındayken kirli çamaşirlarinin ortaya dökülmesi, sırlarının öğrenilmesi, hatta istemedikleri davranışların yaptırılması veya hipnozdan çıkamama gibi mitlerdir. Şunu bilmekte fayda vardır ki kişi kendi isteği olmadan hipnoza sokulamaz. Zannedilenin aksine, hipnoz bir kendinden geçme hali ya da bildiğimiz anlamdaki bir uyku hali değildir. Hipnoz esnasında veya seans sırasında kişi konuşulanların, söylenenlerin tamamen farkındadır.

 

Hipnozdan “uyanamamak” mümkün müdür?

Hayır. Hipnozdan uyanamayan yada uyandırılamayan hiçbir vaka rapor edilmemiştir. Hipnozdan uyanamamak şehir efsanesidir. Uzayan hipnoz seanslarında hipnoz anının keyifli ve sakin duygusu nedeniyle kişi bir süre sonra kendi isteğiyle normal uykuya geçebilir. Hipnoterapist uyandırmasa bile bir müddet sonra trans hali sığlaşır, hafifler ve kendiliğinden kaybolur. Kişi normal bir uyku uyuyup uyanmış olur. Gürültü ve ani sıcaklık değişimleri de spontan olarak trans halini kesebilir.

 

Hipnoza yatkınlık ne demektir? Herkes hipnoza girebilir mi?

Hipnoza girebilme yetisine hipnotizabilite, yani hipnoza yatkınlık denir. Herkesin hipnoza yatkınlığı farklı olsa da evet, herkes hipnoza girebilir. Özellikle çocuklar telkine çok yatkın olduklarından hipnoza son derece yatkındırlar. Yaş ilerledikçe hipnoza yatkınlık giderek azalır. Genel olarak toplumun %10-15’inde hipnoza yatkınlık düşük seviyededir. (Bu demek değildir ki bunlar hipnoza giremez. Herkes hipnoza girer). Bu kesim “hafif hipnoz” dediğimiz bir hipnotik deneyim yaşar. Toplumun %70-80’inde orta düzeyde bir yatkınlık, %10-15’inde ise yüksek düzeyde bir yatkınlık vardır. “Yatkınlık” dediğimiz şey hipnoza girip giremeyeceği anlamında değildir. Herkes hipnoza girer ve zaten hepimiz gün içinde en az 3-5 kere hipnoza giriyoruz. Hipnozu gündüz hayal kurarken yaşadınız, sevdiğiniz bir programı seyrederken ya da sürükleyici bir kitap okurken yaşadınız, bir işe dalmışken size seslenen kişinin sesini duymadığınız anlarda yaşadınız, araba sürerken yaşadınız…  “ Ben bunların hiç birini yaşamadım” diyorsanız en azından her gece uykuya dalmadan hemen önceki dakikalarda yaşıyorsunuz hipnoz halini. Uykuya dalmadan hemen önce ve uykudan yeni uyanırken bu hipnoz halini yaşarız. İşte bu örneklerde yaşadığınız durumlar her gün yaşadığınız, doğal olarak meydana gelen hipnoz durumlarıdır.

Evet, bazı insanlar daha çabuk ve kolay hipnotize olurlarken bazıları hipnoza karşı doğal bir direnç taşırlar. Ancak bu durum o kişilerin hipnotize edilemez kişiler oldukları anlamına gelmez. “Ben hipnotize edilemez kategorisindeyim”, veya “beni kimse hipnotize edemez” düşünceleri doğru değildir. Eğer kişi hipnotize olmak istemiyorsa elbette kimse sizi isteğiniz dışında hipnotize edemez. Kişinin hipnozla ilgili korkusu varsa, kişi ile hipnoterapist arasında güven ve sempati bağı oluşmamışsa, ( bu da çekinceye sebep olur), kişinin hipnoz hakkında fazla bilgisi olmaması nedeniyle tedirginliği varsa elbette kişi hipnoza girmekte zorluk yaşayabilir ama  bu engeller ortadan kaldırıldığı sürece herkes kolaylıkla hipnoza girer. Bu arada her insanın algılama modeli ve öğrenme dinamikleri farklı olduğu gibi, herkesin hipnotik telkin alış modeli de farklıdır. Bu yüzden herhangi bir insanda başarılı olan bir hipnoz tekniğinin diğer bir insanda da aynı sonucu vermemesi çok normaldir.Herkes hipnoza girebilir. Unutmayın ki hipnoz size yapılan bir şey değildir; sizin kendi kendinizi hipnotik zihin durumuna almanız için hipnoterapistinizin size rehberlik ettiği bir uygulamadır. Hipnoterapist sizi hipnotik zihin durumuna ulaştırmada sadece rehberlik yapar. Talimatları uygularsanız kolayca hipnoza girmeyi öğrenirsiniz ve hafif hipnoza giren kişiler de her seansta daha derin hipnoza girer. Hafif hipnoza girenler ilerleyen seanslariçinde derin hipnoza girebilir duruma gelirler. Hipnozdan fayda görmek içinde derin yada yüzeyel hipnozun bir ömeni yoktur.Hipnoz bir telkinin kabul edilme hali olduğu için , derin yada yüzeyel hipnozlar aslında birer trans tanımlamalarıdır.Önemli olan telkinin alınması ve devam halinin sağlanmasıdır.Sonuç alma hızı ise kişiden kişiye göre değişebilir ki bunun nedeni de derin veya hafif hipnoza girmiş olması değil, sorunun yoğunluğu, bilinçaltı ilişkilendirmelerinin adedi, niteliği, geçmiş deneyimleri, sahip olduğu dirençlerin yoğunluğu ve benzeri değişkenlerdir. Her kişi farklıdır, dolayısıyla hipnoz deneyimi ve sonuca ulaşma hızı da her kişi için farklıdır.

Hipnozun zekayla bir alakası da yoktur. Hatta zeki kişiler ve imgeleme yeteneği yüksek olan ve hayal gücü geniş olan kişiler çoğu zaman daha kolay hipnoza girerler. Kısacası; herkes hipnotize edilebilir olsa da herkes  aynı teknik kullanılarak hipnotize edilmez. Hipnoz teknikleri çok çeşitlidir. Kişinin yapısına uygun bir hipnoz tekniği uygulandığı sürece ve kişi de deneyime açıksa ve istekliyse,hekimiyle güven ilişkisi oluşmuşsaherkes hipnotize edilebilir.

Hipnotize edilemeyecek kişi yoktur denilebilir.Hipnotize etme konusunda yetersiz teknik bilgiye sahip hipnotist  ya da hipnoza girmeyi istemeyen süje vardır. Yani tedirgin olduğu için kendi önüne engel koyan birisi hipnoza girmekte zorluk yaşayabilir ancak hipnoterapist o tedirginliği giderdiğinde süje çok kolay bir şekilde hipnoza girebilir. Alzheimer hastaları, bunama halindekiler, çok yaşlılar, çok küçük çocuklar, ağır akıl hastaları ve zeka özürlüler ,şizofrenler hariç, kişinin zihinsel işlevlerinde, sosyal, uyumsal becerilerinde yetersizlik veya sınırlılık yoksa, ve kişinin telkin edilebilirlik modeline uygun olan doğru teknik kullanıldığı sürece her insan hipnotize edilebilir.

Hipnoterapiye yönlendirilecek durumlar?

Duygudurum bozuklukları (depresyon vb)

Anksiyete bozuklukları (kontrol edilemeyen kaygı, korku, panik, gerilim, sıkıntı)

Öfke kontrolü

Somatoform (bedene yönelik) bozukluklar

Yeme Bozuklukları-Kilo kontrolü-Yeme alışkanlığının değiştirilmesi

Sigara bırakma

Obezite

Uyku bozuklukları

Motivasyon artırma

Performans kaygısı (sınav stresi, sahne heyecanı)

Sporda performans arttırma

Eğitimde performans arttırma (ders çalışma isteksizliği, dikkati sürdürememe, çabuk sıkılma, hafıza, öğrenme, hatırlama)

Cinsel alandaki bozukluklar ( erken boşalma, vajinismus  vb )

Takıntılar (OKB)

Tikler

Kekemelik

Gece idrar kaçırmaları

Bağımlılıklar (sigara, alkol, madde, kumar, internet gibi…)

Fobiler (çeşitli aşırı korkular),

Travmalar

Ağrı yönetimi

Ameliyat öncesi hastayı ameliyata hazırlamak, korkularını azaltmak. Sonrası dönemde ağrısını azaltmak ve iyileşme süresine katkıda bulunmak

Ağrısız doğum

 

Hipnozun tehlikesi ve zararı var mıdır?

Seans sırasında da, seans sonrasında da hiçbir tehlike söz konusu değildir. Seansta ve sonrasında kişinin kan basıncı, kan şekeri, dolaşım, solunum gibi hayati fonksiyonları biyolojik olarak olumsuz etkilenmez. Hipnoterapi, ilaçlar ve diğer tedavi yöntemlerine göre en güvenli ve tehlikesiz tedavi yöntemidir.

Hipnozun etkisi kalıcı mıdır?

Hipnozun etki alanı beyin olduğundan dolayı, etkisi de kalıcı olmaktadır. Örneğin; kilo verme konusunda rejim, diyet gibi kelimeler bilinçaltı için çok hoş değildir. Kontrolsüz yemenin nedenleri beyinde, bilinçaltında gizlidir. Kontrolsüz yemenin altında aslında duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarımız vardır. Stres, gerginlik, endişe, suçluluk, kızgınlık, öfkegibi olumsuz duyguların aşırı yemeye neden olduğu bilinmektedir.

Hipnoterapi ortalama kaç seans sürer?

Hipnoterapinin kaç seans yapılacağı aşağıdaki şartlara bağlıdır. Bu şartlar ne kadar olumluysa seansların da o kadar kısa sürmesi beklenir.

Çözmek istediğiniz sorun,

Yaşadığınız ortam ve çevrenin özellikleri,

Hipnoterapistin kullandığı telkinler ve terapi yaklaşımı,

Hipnoterapistle kurduğunuz güvenli ve olumlu ilişki,

Kişilik özellikleriniz,

Özetle sorunun büyüklüğü, terapistle uyumunuz, seanslara katılımlarınız, verildiyse otohipnoz bunları uygulayıp uygulamadığınız,sorunu gerçekten çözmek isteyip istemediğiniz gibi durumlar seans sayısını etkiler.

Ortalama 4-5 seans sonra ciddi ve kalıcı değişim başlar. ( ilk seans sonrası da gözle görülür ciddi ve kalıcı değişimler yaşanabilir) Özellikle ilk seanslar arasındaki süre çok uzun tutulmamalıdır.Haftada 2 seansla başlanılabilinir.

Seans sayısı ve süresini şöyle açıklayabiliriz.Danışan araba süren kişi, hipnotizörde yolu bilen tarif eden kişi gibidir.Arabanın modeline, şöförün hızına yada sürüp sürmemesine  , gidilecek yerin uzaklığına, yolu tarif edenin yolu anlatışına  göre gidilecek yere varma süresi değişir.