acupuncture logo ile ilgili görsel sonucu

 

 

Geleneksel Çin Tıbbı , yaklaşık 3000 yıllık bir süre içerisinde gelişmiştir. II. Shang Hanedanı dönemine ait arkeolojik kazılarda tıbbi konuların anlatıldığı taşlar ve akupunktur iğneleri bulunmuştur. Noktaların yerleşimini gösteren şemalar ilk olarak İ.S. 317-581 yılları arasında çizilmiştir. Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili ilk kitapların yazılması 1600’lü yıllara rastlar.

1972’de ABD Başkanı Richard Nixon beraberindeki büyük bir heyet ile Çin’e resmi bir ziyaret yapmıştır. Bu ziyaret programı içinde Çinli doktorlar Amerikalı heyete “akupunktur anestezisi altında yapılan cerrahi bir operasyon” izletmişlerdir. Bu olaydan sonra, akupunkturun Batı’da popülaritesi artmış; uygulanması ve incelenmesi bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır.

 

Akupunktur, binlerce yıllık geçmişe dayanan bir tedavi yöntemidir.Vücudun belirli noktalarına ince iğneler batırarak enerji akışını düzeltmeyi hedefleyen bir tedavidir.(Acus: iğne; Punctura: batırma)

 

 

Çin tıbbına göre beden, evrenin küçük bir parçasıdır ve evrensel yasalar ile denge ve uyum ilkelerine tabidir. Çin tıbbı Batı tıbbı gibi zihin ve beden arasında keskin bir ayrım yapmaz. Çin sistemi duyguların ve ruhsal durumun hastalıklar üzerinde fiziksel mekanizmalar kadar etkili olduğuna inanır.

 

Akupunturu tam olarak anlamak için bir takım terimleri bilmek gereklidir.

 

Yin ve Yang:

Vücutta Yin ve Yang adı verilen birbirine zıt, ancak uyum içinde iki enerji vardır. Bunu gösteren ambleme Taiji (Büyük İkilem) denir. Siyah Yin’i, beyaz Yang’ı simgeler. Ancak, Yin’in içinde Yang, Yang’ın içinde de Yin vardır. Yin ve Yang’ın dengelenmesi normalliğe, dengenin bozulması anormalliğe yol açar. Dengesiz Yin ve Yang, denge arayışı içerisinde sürekli kendilerini değiştirirler. Bu dengenin sağlanması için doktor iğneler ile, ilgili akupunktur noktalarını uyararak hastayı tedavi eder.

Örneğin, ısı bakımından, yin soğuk, yang ise sıcaktır. Cinsiyet bakımından yin dişil, yang ise erildir. Eylemlilik bakımından, yin pasif, yang ise aktiftir. Işık bakımından, yin karanlık, yang ise parlaktır. Yön bakımından yin içeri ve aşağıya doğru, yang ise dışarı ve yukarı doğru yönelir. Hiçbir şey bütünüyle yin ya da yang değil, bu ikisinin bir birleşimidir. Bu iki ilke her zaman etkileşim halindedir, birbirlerine karşı koyar ve birbirlerini etkilerler. Çin tıbbının amacı yin ve yangı ortadan kaldırmak değil, bu ikisinin dengeye kavuşmasını ve bir arada uyum içinde var olmalarını sağlamaktır

 

Chi:

Çin tıbbındaki bir diğer temel görüş chi’dir (qi). Chi  temel hayat enerjisidir. Görünmezdir ve havada, suda, yiyeceklerde ve Güneş'te bulunur. Kalıtsal olarak alınan bir miktar chi ile doğulur, aynı zamanda chi, yenilen yiyecekler ve solunan hava ile elde edilir. Kişideki chi seviyesi ve niteliği fiziksel, zihinsel ve duygusal denge durumuna da bağlıdır. Chi, meridyen denilen kanallar boyunca vücutta dolaşır.

Organ Sistemi:

Çin sisteminde on iki temel organ vardır. On iki organ olduğu gibi on iki ana kanal ya da meridyen boyunca vücutta dolaşan on iki tür chi vardır. Çin hekimleri belirtiler ile organları ilişkilendirir. Yani, belirtiler bir ya da birkaç organdaki yin/yang dengesizliğinden veya bir organdan diğerine sağlıksız chi akışından kaynaklanır.Tedavide amaç bu bozulan dengenin düzenlenmesidir.

Beş Element:

 Çin teorisinin bir diğer temel görüşü ise, dünya ve vücudun beş ana elementten oluştuğu inancıdır. Bunlar; ağaç, ateş, toprak, metal ve sudur. Bu elementler birbirleri ile etkileşim halindedir ve her bir element ya başka bir elementi üretir ya da kontrol eder.

 

İnsan vücudunda bin kadar uyarı noktası vardır ve bu noktalardan 650-700 tanesi kullanılır. Her hastalık için ayrı program ve ayrı noktalar bulunmaktadır. Önemli olan doğru bir teşhisle, hangi noktaya nasıl bir uyarı yapılacağıdır (lazer, iğne ya da hangi iğne)

Akupunktur tedavisinde sırt, boyun, el, kulak ve vücudun diğer bölümleri kullanılır. Birçok hastalığa ilişkin en çok uyarı noktasının bulunduğu uzuvlar ise eller ve kulaklardır

Akupunktur organizmanın kendi kendini tedavi ettiği bir metottur ve en önemli özelliği yan etkisinin yok denecek düzeyde olmasıdır

SORU VE CEVAPLARLA AKUPUNKTUR

Genelde kaç tedavi seansı gerekir ?

Bu kişiye göre değişkenlik gösterir. Ortalama 10-14 seans yapılır ancak bazı hastalarda yedi seans yeterli olurken, bazılarında ise 90 seans gerekebilir. Bu daha çok hastalığın şiddetine ve devam ettiği süresine bağlıdır. Hastalık çok yerleşmiş ise, düzeltilmesinin uzun süre alacağı beklenir.

Akupunktur tedavisinde tedavi aralıkları ne şekilde yapılır ?

Bu hastanın durumuna ve tedaviye verdiği yanıta göre değişmektedir. Tedavi seansları, her gün, gün aşırı, haftada iki ve haftada bir kez olarak sürdürülür. Hastadaki düzelmeye paralel olarak tedavilerin arası açılabilir. Bunu akupunktur uzmanı değerlendirip, kararlaştırmalıdır.

Akupunktur tedavisinin etkisi kalıcı mıdır, yoksa bir kaç ay ya da bir yıl sonra yeniden tedavi gerekebilir mi ?

Bu durum hastayla doğrudan ilişkilidir. Hasta yeniden hastalığa yol açabilecek yaşam tarzına ve koşullarına döndüğünde, hastalık nüks edecek ve tedavilere gereksinim duyacaktır

Akupunktur tedavisi seansı ne kadar sürer ?

Genellikle tedavi seansı yirmi dakika ile kırk beş dakika arasında değişir, fakat bazı vakalarda tedavi seansı bir saatten de fazla sürebilir. Akupunktur uzmanı, tedavi süresince bazı değişikliklerin olduğunu görmek ister. Bazen hastanın çok çabuk yanıt verdiği, bazen da daha uzun süre gerektiği görülür. 

 

 

Akupunktur hamilelik süresinde kullanılabilir mi ?

Evet, kullanılabilir.Sağlıklı bir hamilelik sağlar. Mide bulantılarının, aşırı kilo, depresyon ve diğer sorunların olmadığı bir hamilelik sürecine yardım eder. Hamileliğin son ayındaki tedavi çoğu kez daha kolay ve normal bir doğumu sağlar. Hamilelikte akupunkturun etkisine yönelik çalışmalar; Sabah bulantılarının tedavisinde, doğum sonrası depresyon ,laktasyon yetersizliğinde, süt sekresyonu yetersizliğinde kullanılır.

Akupunktur kadınlardaki infertilite ve adet sorunlarında kullanılabilir mi ?

 

Evet, kullanılabilir. Adet düzensizlikleri, ağrılı adet gibi durumlarda akupunktur oldukça yararlıdır.  İnfertitilite tedavisinde akupunkturun etkili olduğu kaydedilmiştir. Keza, Fallop tüplerinin enflamatuar tıkanmasıyla gelişen infertilite tedavisinde de akupunkturun etkisini gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Akupunktur bebeklerde ve küçük çocuklarda kullanılabilir mi ?

Elbette kullanılır.İmmün cevabı arttırmada, bağırsak sorularında akupunktur kullanılabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda gördüğümüz yüksek ateşin tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilir.

Akupunktur ne tür ağrılarda etkilidir ?

Akupunkturun ağrılar üzerinde morfine nazaran daha etkili olduğu görülmüştür. Bir yandan romatizma terimi altında toplanan tüm ağrıları (artrit, bursit, tendinit vb. ) ; bir yandan da tüm nevraljileri (kol sinir ağı nevraljileri, baş ağrıları, migren, zona vb. ) kapsar. Safra kesesi ve Böbrek sancılarında, akupunkturun acıyı dindirme yanında, spazmı çözdüğü de gözlenmiştir. Akupunkturun ameliyat sonrası ağrıları yatıştırdığı ve ameliyat yarasının hızla iyileşmesini sağladığı görülmüştür. Akupunkturun doğum ağrılarını yatıştırmada ve doğum süresini kısaltmada da yararı gösterilmiştir.

Akupunktur Nörolojik bozukluklarda kullanılabilir mi ?

Akupunktur baş ağrıları, migren ve nevraljilerde etkili olmasının yanı sıra, felçler ve sekellerinde de etkilidir. Felç sonrası parezilerin erken tedavisinde yüksek bir etkiye sahiptir. Serebral enfarktüsten gelişen hemipleji vakalarında diğer yöntemlerden daha iyi sonuçlar gözlenmiştir. Uzun sürmüş hemiplejilerde dahi çoğu kez dikkate değer bir düzelme sağlanabilmiştir. Yüz spazmı ve yüz felcinde de, akupunkturun çok iyi bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Uykusuzluk da akupunkturla başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Akupunktur Alerjik hastaların tedavisinde faydalı olabilir mi ?

Evet olabilir. Özellikle saman nezleleri, spazmlı rinitler, ekzema, prurit ile astımda beklenmedik ve şaşırtıcı sonuçlar vermiştir. Akupunkturun antiprüritik etkisi deneysel çalışmalarla gösterilmiştir. Alerjik rinit tedavisinde antihistaminiklerden daha etkili olduğu görülmüştür. Astım üzerinde tedavi etkisi de kontrollü çalışmalarla gösterilmiştir. Tüm bunların yanında yan etkisinin bulunmaması ise, akupunkturun diğer yöntemlere karşı ayrı bir üstünlüğüdür.

Akupunktur kulak çınlaması ve işitme kayıplarında kullanılabilir mi ?

 Son zamanlarda yapılan çalışmalar da; yetişkinlerde ani başlayan işitme kayıplarında akupunkturun etkili olabileceğini doğrulamıştır. Çoğu kez zor tedavi edilen kulak çınlamasında da akupunkturun etkisi üzerine çalışmalar bulunmaktadır. Akupunktur Meniere hastalığının tedavisinde de faydalıdır. İlaç tedavisinden (betahistidine, nikotinik asit, vitamin B6) daha etkili olduğu görülmüştür.

Akupunktur Psikiyatrik ve Mental rahatsızlıklarda etkili midir ?

 Akupunkturun depresyon üzerindeki etkisi kontrollü çalışmalarla belgelenmiştir. Yapılan bazı çalışmalarda akupunkturun antidepresan ilaçlardan daha etkili olduğu saptanmıştır.Şizofreni hastalığında da akupunktur kullanılabilir ancak psikiyatri doktoruyla iletişimde olmak  ,ilaç kullanımına devam etmek gerekmektedir.Panik atak hastalığında da akupunkturdan fayda sağlanabilinir.

Akupunktur Kanser ya da Şeker hastalarında uygulanabilir mi ?

Akupunkturun kanser tedavisinde yer alması, bir yandan kanser ağrısını giderip, diğer yandan radyoterapi ve kemoterapinin ters reaksiyonlarını kontrol edebilmesindendir. Kanser ağrısındaki etkisi, kodein ve pethidine etkisine benzerlik gösterir. Radyoterapi ve kemoterapide akupunktur; hematopoezdeki hasara karşı korumayı sağladığı gibi, ters reaksiyonları da büyük oranda azaltabilir. Akupunktur insülin bağımlısı olmayan diabet hastalarının tedavisinde kullanılabilir. Buradaki etkisinin, tolbutamide ve plasebolardan üstünlüğü de gösterilmiştir.

Akupunkturun etkisi psikolojik midir ?

Akupunktur bebeklerde ve veteriner hekimlerce hayvanlarda da uygulanmaktadır. Hayvanlarda tedavi amacıyla kullanılması, akupunkturun basit bir telkin hekimliği olmadığını gösterir. Akupunktur psikosomatikten daha öte etkiye sahip bir tıp dalıdır.

 

Hasta ne kadar kısa zamanda kendini daha iyi hisseder?

İyileşmenin hızı, hastalığın cinsi, şiddeti ve hastanın durumuna bağlı olarak çok farklılık gösterir. Bazı hastalar ilk tedaviyle değişiklik hissederken, bazıları yedi – on seans sonra fark edebilirler.

Bu tür yakınmaların yanında başka etkiler de görülebilir mi ?

Evet, olabilir. Hasta şikayetlerinin artması dışında, ilk tedavilerden sonra kendini her zamankinden daha yorgun ya da uykulu hissedebilir. Tedavi bağırsakların çok çalışmasına, üşümeye, cilt tahrişine – sivilcelere ya da terlemeye neden olabilir. Tüm bu belirtiler, hastanın tedaviye cevap verdiğini ve toksik maddelerden kurtulduğunu gösterir. Son olarak, bir sürü insanın da hiç bir tepki ya da sıkıntı belirtisi göstermeden tedavi olduğunu söylemeliyiz.

Akupunkturun zararı ya da zararlı yan etkileri olabilir mi ?

Her tedavinin olduğu gibi akupunkturun da yan etkileri olabilmektedir. Ancak bu yan etkiler ciddi yan etkiler değildir.Diğer pek çok tedaviye göre akupunktur yan etkisi çok az olan etkili bir yöntemdir.

Akupunktur tedavisi sırasında ilaç almayı durdurmak gerekli midir ?

Hayır, tabii ki değil. İzin almadan ilaç almayı kesmek son derece tehlikelidir. 

Akupunktur tedavisi için yaş sınırlaması var mıdır ? Yaşlı bir kişi için için iyileşme daha uzun mu sürecektir ?

 Yaş sınırlaması yoktur. İyileşmenin süresi ise; hastanın yaşından çok hastalığının devam ettiği süreye bağlıdır. Seksen yaşında olupta yaklaşık bir yıldır hasta olan kişi, kırk yaşında olupta on yıldan fazla süredir hastalığı çeken birisinden daha çabuk iyileşebilecektir. Elbette kişinin kendine özgü durumu da tedaviye etkili olacaktır. Örneğin; kişinin ruhsal, zihinsel, organik yapısıyla vital enerji durumu tedavinin seyrinde etkili olabilecektir.

 

Akupunktur iğneleri can acıtır mı ?

Duyulacak acı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kişiler anlık bir acı duyabilirler. İğneler cilde batırıldığında akupunktur noktasına ulaşılana dek, herhangi bir şey hissedilmez. Akupunktur noktasına ulaşıldığında ise; Çinlilerin “De Qi “diye tanımladıkları, vital enerjinin algılanması anlamına gelen uyuşma, karıncalanma sivri bir şeyin dokunma hissi ya da ağrı olarak algılanan bir his söz konusudur. Fakat bu ağrı hissi, kazayla bir iğnenin batması durumunda duyulan ağrıdan daha az acıtır. İnsanların çoğu da bir şey duymayabilir.

Genelde kaç akupunktur iğnesi kullanılır ?

Bu hastadan hastaya ve uygun görülen tedaviye göre değişir. Çoğunlukla bir tedavide 4 ile 10 arasında iğne kullanılır. Akupunktur uzmanının daha çok sayıda iğne kullanmak isteyeceği durumlar da vardır. Kullanılan iğnelerin sayısı, akupunktur uzmanının becerisini, ustalığını ya da tedavinin başarısını göstermez. Daha çok iğne daha iyi tedavi demek değildir.

Akupunktur iğneleri vücudun nerelerine batırılır ?

Vital enerjimizin vücudumuz içinde hareket ettiği kanalların her birinin belirli hattı vardır. Bu hat o kanala ismini veren organdan geçmektedir. Her bir kanalın cilde yakın geçtiği varsayılan bu hattının üzerinde de akupunktur noktalarımız yer alır. Çok sık kullanılan noktalar, bacakların alt kısımlarında, ayakta, kolların dirseğe kadar olan kesiminde ve ellerimizdedir. Ancak bedenimizin diğer kısımlarında yer alıp da sık kullanılan akupunktur noktaları da vardır. Geleneksel akupunkturla tedavide, hastalık belirtilerinin olduğu bölgelere uygulama yapılmadığı için, tedavi noktalarının vücutta çok yaygın olması doğal karşılanmalıdır. İğnelerin vücutta batırıldığı noktalar, çoğu kez şikayetlerin olduğu bölge ile doğrudan ilişkili değildir. Ancak kanalların enerji akışını özellikle kontrol eden noktalar, kollarımızın ve bacaklarımızın alt kısımlarında, el ve ayaklarımızda yer alırlar. Bundan dolayı, en çok kullanılan noktalar buralarda yer alan noktalardır.

Akupunktur iğneleri hangi derinliğe kadar batırılırlar ?

 

İğnelerin batırıldığı derinlik değişkenlik gösterir. Akupunktur noktalarının çoğu derinin hemen altında yer aldığından, genellikle iğneler sadece deriyi delecek şekilde batırılırlar. Ancak bazı noktalarda iğnenin 0, 5 cm ile 4-5 cm derinliğe inmesi gerekebilir. Bu derinlik aynı zamanda hastanın bedenindeki yağ oranına bağlı olarak artabilir.İğnenin derine batırılması hastanın duyacağı acıyı arttırmaz.